Türkiye'nin adalet sistemine gölge düşüren bir olay, ülke genelinde büyük bir infial yarattı. 10 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirilen silahlı saldırı, adalet mekanizmasının içinde yaşanan gerilimlerin boyutunu gözler önüne serdi. Olay, İstanbul'daki bir mahkeme binasında meydana geldi. Olayın merkezinde, görevdeki bir savcı ile kadın hakim yer alıyor. Ülke genelinde adaletin simgesi olarak bilinen adliyede yaşanan bu olay, toplumda 'adalet ne kadar güvenli?' sorusunu gündeme getirdi.
Olay, sabah saatlerinde, İstanbul Adliyesi'nde gerçekleştirilen bir duruşmanın hemen öncesinde meydana geldi. Savcı olarak görev yapan A.B., duruşmanın yapılacağı salona girmeden önce, hakim M.K. ile bir tartışma yaşadı. İddialara göre, tartışma kısa sürede büyüyerek fiziki bir müdahaleye dönüşmekte gecikmedi. Savcı, elindeki silahı çıkararak kadın hakime ateş etti. Olay anında, diğer mahkeme çalışanları ve vatandaşlar büyük bir panik yaşadı. Adliye binası aniden siren sesleriyle dolarken, güvenlik güçleri olay yerine hızlı bir şekilde intikal etti. Yaralı hakim, hemen hastaneye kaldırıldı. Ancak olayın şoku, sadece adliye çalışanlarıyla sınırlı kalmayıp, toplumun dört bir yanına yayıldı.
Bu korkunç olay, Türkiye genelinde sosyal medya ve haber platformlarında büyük yankı uyandırdı. Saldırının meydana geldiği gün, sosyal medya üzerindeki etiketler arasında '#AdaletYok' gibi paylaşımlar öne çıktı. Kullanıcılar, adalet sisteminin güvenliği ve çalışanlarının korunması gerektiğine yönelik çağrılar yapıyor. Birçok hukukçunun ve toplum önderinin açıklamalarında, adliyelerin güvenliğinin artırılması gerektiği vurgulanıyor. Olay sonrası, Türkiye Barolar Birliği de konuya ilişkin resmi bir açıklama yaparak, adli yargının bağımsızlığına ve güvenliğine vurgu yaptı.
Hukuk camiasındaki birçok isim, yaşananların önlenebilir bir durum olduğunu belirtirken, mevcut güvenlik tedbirlerinin yetersiz olduğunu ifade ettiler. Olayın hemen ardından, adliyelerdeki güvenlik sistemlerinin gözden geçirilmesi, güvenlik görevlilerinin sayısının artırılması ve sıkılaştırılmış denetim önlemlerinin alınması gerektiği yönünde çağrılar yükseldi. Ayrıca, yaşanan bu olayın ardından, toplumun genelindeki adalete duyulan güvenin sarsıldığını belirten birçok uzman, bunun uzun vadeli etkiler yaratabileceğini söylüyor.
Sonuç olarak, adliyede yaşanan silahlı saldırı sadece bir bireysel olay olmanın ötesinde, adalet sistemi ve toplum arasındaki güvenin sorgulanır hale gelmesine sebep oldu. Gelecek dönemde, Türkiye'nin adalet sistemindeki güvenlik önlemleri ve hukukun üstünlüğü açısından atılacak adımlar merakla bekleniyor. Böyle bir olayın tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınması, tüm toplumun görevi haline gelmiştir. Adalet, güvenli ve şeffaf bir şekilde sağlanmadıkça, adliye binaları sadece birer yapıdan ibaret kalmaya devam edecektir.